Depresyon, Bir Neden Midir Yoksa Sonuç Mu ?

06.12.2025 29 görüntülenme
Depresyonun bir neden mi yoksa sonuç mu olduğu son dönemlerde çok tartışılan konulardan biridir.

Depresyon, modern psikolojinin en çok araştırılan kavramlarından biri olsa da hâlâ “neden ve sonuç” çizgisinin hangi tarafta durduğu konusunda kesin bir yargıya varmak kolay değildir. Depresyon; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin iç içe geçtiği çok boyutlu bir deneyimdir. Bu nedenle bilimsel araştırmalar depresyonu tek bir sebebe bağlı açıklamak yerine; hem bir sonuç hem de bir neden olabilen dinamik bir süreç olarak konumlandırır.

Bu yazıda depresyonun bu çift yönlü doğası; nörobilim, klinik psikoloji ve gelişimsel psikoloji çerçevesinde ele alınacaktır.

1. Depresyon Bir Sonuç Mudur?

Öncelikle depresyon bir sonuç mudur? 

1.1. Yaşam Olaylarının Sonucu Olarak Depresyon

Depresyonun ortaya çıkışında en güçlü bulgulardan biri, stresli yaşam olaylarıyla ilişkisidir. Kaybın, ayrılığın, travmatik deneyimlerin, iş/okul baskısının veya sosyal dışlanmanın ardından depresyon belirtilerinin sık görülmesi, depresyonun çoğu zaman bir sonuç olarak ortaya çıktığını göstermektedir.

Klasik “Stres–Kırılganlık Modeli” (Stress-Vulnerability Model), depresyonun şu koşullarda ortaya çıktığını öne sürer:

  • Kişinin biyolojik ve psikolojik kırılganlığı vardır,
  • Stresli olaylar bu kırılganlığı tetikler,
  • Böylece depresyon bir “tepki” olarak ortaya çıkar.

Bu bakış açısı depresyonu, dışsal baskılara verilen uyumsal bir yanıtın bozulması olarak ele alır.

1.2. Biyokimyasal Sonuçlar

Beyin, kronik stres dönemlerinde:

  • Serotonin ve dopamin döngülerinde düzensizlik,
  • Kortizol hormonunda sürekli artış,
  • Ön singulat korteks ve hipokampüste küçülme eğilimi

gibi değişiklikler gösterir.

Bu değişiklikler depresyonun bazen fizyolojik bir sonuç olarak ortaya çıktığını destekler. Yani depresyon yalnızca bir duygu durumu bozukluğu değil, beynin uzun süreli stres altında yeniden şekillenen biyolojik dengesinin doğal bir sonucudur.

1.3. Bağlanma Şemalarının Sonucu Olarak Depresyon

Gelişimsel psikoloji depresyonu, erken ilişkilerde öğrenilen şemaların bir sonucu olarak da değerlendirir. Özellikle:

  • değersizlik şeması,
  • terk edilme şeması,
  • kusurluluk/utanç şeması

depresyonun yaşam boyu tekrarlayan bir döngüye dönüşmesine neden olabilir.

Bu durumda depresyon, erken dönemde öğrenilen benlik–dünya ilişkilerinin uzun vadeli bir sonucu hâline gelir.

2. Depresyon Bir Neden Midir?

Bilimsel literatürde depresyon yalnızca bir sonucun ürünü değildir; aynı zamanda başka psikolojik ve fizyolojik süreçleri başlatabilen bir neden olarak da tanımlanır.

2.1. Bilişsel İşlevler Üzerindeki Etkisi

Depresyon; dikkat, hafıza, motivasyon ve karar verme işlevlerini etkileyerek kişinin davranış repertuvarını daraltabilir. Bu durum zamanla:

  • işlevsellik kaybına,
  • sosyal geri çekilmeye,
  • hedef belirleme güçlüklerine

neden olabilir. Böylece depresyon, kendi kendini besleyen bir neden hâline gelir.

2.2. İlişkisel Etkileri

Depresyonun en güçlü domino etkilerinden biri, ilişkiler üzerindeki bozucu etkisidir. Depresif bireylerde:

  • geri çekilme,
  • ilgisizlik,
  • düşük enerji,
  • iletişim kopukluğu

gibi davranışlar partnerler ve aile üyeleri için zorlayıcı olabilir. İlişkilerde yaşanan gerilim ise depresyonu daha da derinleştirir.

Dolayısıyla depresyon burada sadece bir sonuç değil; aynı zamanda ilişkisel bir bozulmanın nedenidir.

2.3. Fiziksel Sağlık Üzerindeki Etkisi

Depresyonun uzun vadede biyolojik süreçleri etkilediği gösterilmiştir:

  • Bağışıklık sisteminde zayıflama
  • İltihap belirteçlerinde artış
  • Uyku bozuklukları
  • Kronik ağrıların şiddetlenmesi

Depresyon bu noktada yalnızca psikolojik bir durum olarak değil, fiziksel rahatsızlıkların tetikleyicisi olarak da çalışır.

3. Depresyon: Döngüsel Bir Yapı

Depresyon hem bir neden hem bir sonuç olarak değerlendirildiğinde, bilim insanları ortaya döngüsel bir model koyar:

  1. Bir olay depresyonu tetikler (sonuç).
  2. Depresyon kişinin işlevselliğini düşürür (neden).
  3. İşlevsellik kaybı yeni stres faktörleri üretir (neden).
  4. Bu stres depresyonu derinleştirir (sonuç).

Bu döngü kırılmadığı sürece depresyon kronikleşme eğilimi gösterebilir.

4. Kişilik Yapıları Depresyonu Nasıl Neden ve Sonuç Hâline Getirir?

4.1. Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçi kişiler depresyona:

  • hatayı abartarak yorumlama,
  • aşırı öz eleştiri,
  • performansa bağlı özdeğer

sebebiyle daha yatkındır. Ancak depresyon başladığında bu kişilik yapısı daha da katılaşır. Dolayısıyla depresyon, mükemmeliyetçiliğin hem sonucu hem de besleyicisi olur.

4.2. Bağlanma Stillleri

Kaçıngan bağlanan bireylerde:

  • duygusal ifadeyi bastırma
  • sosyal izolasyon
  • yakınlığı tehdit olarak algılama

eğilimleri depresyon için risk oluşturur. Depresyon ortaya çıktığında ise bu kişiler daha da içe kapanır.

Kaygılı bağlanan bireylerde ise depresyon:

  • “yetersizim”,
  • “terk edileceğim”,
  • “kimse beni sevmiyor”

gibi düşünce hatalarını tetikleyerek bağlanma sistemini daha hassas hâle getirir.

5. Nörobilimsel Açıdan Depresyonun Çift Yönlü Doğası

Depresyonun neden mi sonuç mu olduğu tartışması, nörobilimsel düzeyde “sebep-sonuç değil, karşılıklı etkileşim” şeklinde ele alınır.

5.1. Beyin Ağı Modelleri

Depresyon sırasında en çok etkilenen ağlar:

  • Default Mode Network (DMN): Yoğun öz-düşünme, ruminasyon
  • Limbik Sistem: Duygusal dalgalanma
  • Prefrontal Korteks: Duygu düzenleme zayıflığı

Bu ağlardaki bozulmalar depresyonun bir neden gibi davranmasına yol açabilir.

Ancak uzun süreli stres ve olumsuz yaşam olayları da bu ağlardaki değişikliklerin sonuç olarak ortaya çıkmasına neden olur.

6. Depresyonu “Neden–Sonuç” Çizgisine Sığdırmak Neden Zordur?

Bunun üç temel sebebi vardır:

6.1. Çoklu Etkenli Yapı

Depresyon tek bir değişken tarafından açıklanmaz:

  • biyolojik yatkınlık,
  • travmatik yaşam olayları,
  • erken dönem bağlanma örüntüleri,
  • bilişsel şemalar,
  • kişilik özellikleri

birlikte çalışır.

6.2. Zamansal Dalgalanma

Depresyonun tetikleyicisi her zaman aynı değildir. İlk atak bir sonucun ürünü olabilir; ikinci veya üçüncü atak ise artık bir neden konumuna geçebilir.

6.3. Beynin Plastisitesi

Beyin deneyimlerden etkilenir. Bu nedenle depresyon yalnızca başlangıç etkenleriyle değil, beyinde yarattığı değişikliklerle de sürer.

Depresyon Hem Bir Sonuçtur Hem de Bir Neden

Bilimsel perspektiften bakıldığında depresyon:

  • Bir sonuçtur, çünkü yaşam olayları, stres, kayıplar, travmalar, biyolojik süreçler ve erken dönem deneyimlerin sonunda ortaya çıkabilir.
  • Bir nedendir, çünkü ortaya çıktıktan sonra ilişkisel işlevselliği, bilişsel süreçleri, motivasyonu ve fiziksel sağlığı etkileyerek kendi döngüsünü büyütebilir.

Depresyon bu nedenle, çizgisel bir “neden–sonuç” ilişkisine değil; döngüsel ve çok katmanlı bir modele sahiptir.

Bu çift yönlü yapı depresyonu anlamayı güçleştirse de, onu çözümlemek açısından güçlü bir kavrayış sunar: Depresyon yalnızca ortaya çıkan bir şey değildir; aynı zamanda ortaya çıkaran, sürdüren ve dönüştüren bir süreçtir.

Düzenleyen 

Klinik Psikolog Gizem İlhan


Paylaş:

İlgili Tekirdağ Psikolog Yazıları