Panikatak Beklentisi Nedir ?

06.12.2025 37 görüntülenme
Panikatak problemi yaşayan kişilerin çoğu ilk basamak olarak panik beklentisi yaşarlar. Tehlike algısının başladığı en kritik nokta ise burasıdır.

Panik atak yaşayan birçok kişi için krizin kendisi kadar zorlayıcı olan bir başka süreç daha vardır: panik atak beklentisi. Bilimsel literatürde anticipatory anxiety olarak geçen bu durum, “Şimdi atak gelecek mi?” sorusunun zihinde sürekli dolaştığı, beden duyumlarına aşırı odaklanmanın ve tehdit algısının arttığı özel bir kaygı örüntüsüdür.

Panik atak beklentisi çoğu zaman gerçek panik krizlerinden daha uzun sürer ve kişiyi sürekli tetikte tutarak yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürür. Bu nedenle panik bozukluğunun anlaşılması, yalnızca atakların kendisini değil, ataklar arasındaki beklenti döngüsünü de anlamayı gerektirir.

1. Panik Atak Beklentisi Nedir?

Panik atak beklentisi, kişinin gelecekte panik atağın yeniden meydana geleceğine dair yoğun kaygı yaşaması; bu kaygı nedeniyle bedensel duyumlarını sürekli kontrol etmesi ve olası tetikleyicilerden kaçınmasıdır.

Bu süreçte kişi şu tür düşüncelere kapılır:

  • “Ya tekrar olursa?”
  • “Ya bu sefer daha kötü olursa?”
  • “Her an atak başlayabilir.”
  • “Kalbim yine hızlanırsa ne yaparım?”

Bu düşünsel döngü, nörobiyolojik olarak amigdala–prefrontal korteks dengesini bozar ve kişi “gerçek bir tehdit yokken tehdit varmış gibi” hissetmeye başlar.

2. Panik Beklentisi Neden Oluşur? Bilimsel Temeller

2.1. Şartlanma Mekanizması

Panik atak geçiren kişi, o sırada yaşanan beden duyumlarını (çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi vb.) beyin tarafından “tehlike” olarak etiketler.

Bir sonraki gün benzer bir duyum oluştuğunda (örneğin merdiven çıkarken kalbin hızlanması), beyin hızlı şekilde alarm verir:
“Atak geliyor olabilir!”

Bu süreç, klasik koşullanma mekanizmasıyla çalışır.

2.2. Beden Duyumlarına Hiper-Fokus

Panik beklentisinde kişi bedeninin her sinyalini tarar:

  • “Kalbim hızlı mı?”
  • “Nefesim kısaldı mı?”
  • “Başım mı döndü?”
  • “Ellerim titriyor mu?”

Bu aşırı dikkat, sempatik sistemi tetikler; sempatik sistem tetiklendikçe beden duyumları artar; bu da panik beklentisini güçlendirir.
Böylece kendi kendini besleyen bir döngü oluşur.

2.3. Beyin Devrelerinde Alarm Hassasiyeti

Panik bozukluğunda:

  • Amigdala aşırı aktif,
  • Prefrontal korteks (mantıksal düzenleyici bölüm) baskılanmış,
  • Lokus seruleus (noradrenalin merkezi) hassas çalışır.

Bu durum kişiyi “tehlike yokken bile tehdit varmış gibi” bir nörobiyolojik alarm hâline sokar.

2.4. Yanlış Felaketleştirme Yorumları

Panik beklentisinin düşünsel kısmında en çok şu bilişsel hatalar görülür:

  • Felaketleştirme: “Kalbim hızlandı → kesin bayılacağım.”
  • Aşırı genelleme: “Bir kez oldu, yine olur.”
  • Seçici dikkat: Sadece bedensel duyumlara odaklanma.
  • Tehlike abartımı: “Bu duyum çok anormal.”

Bu düşünceler beklenti kaygısını güçlendirir ve atak riskini artırır.

3. Panik Atak Beklentisinin Belirtileri

Panik beklentisi, panik atağın kendisi gibi yoğun olmasa da uzun süre devam ettiği için daha yıpratıcı olabilir.

3.1. Fiziksel belirtiler

  • Sürekli taşikardi hissi
  • Göğüste baskı
  • Omuz ve üst sırt kaslarında gerginlik
  • Nefes darlığı
  • Mide hassasiyeti
  • Hafif baş dönmesi

3.2. Duygusal belirtiler

  • Sürekli tetikte olma
  • Kontrol kaybı korkusu
  • Felaket düşünceleri
  • Yakın bir tehlike beklentisi
  • Belirsizlik toleransında ciddi düşme

3.3. Davranışsal belirtiler

  • Kaçınma (toplu taşıma, AVM, yalnız kalma, uykuya geçiş)
  • Güvence arama davranışları
  • Nabız ölçme, internette belirti arama
  • Yedek planlar hazırlama (su, telefon, kaçış rotası)

Bu belirtiler panik bozukluğunu kronikleştiren en güçlü unsurlardan biridir.

4. Panik Atak Beklentisi Nasıl Bir Döngü Yaratır?

Bu döngü bilimsel olarak Panik Döngüsü olarak açıklanır:

  1. Beden duyumu ortaya çıkar (kalp atışı hızlanır).
  2. Tehlike yorumu yapılır (“Atak geliyor!”).
  3. Kaygı yükselir, sempatik sistem aktive olur.
  4. Beden duyumu daha da artar.
  5. Kişi kaçınma ya da kontrol davranışı yapar.
  6. Kısa süreli rahatlar.
  7. Beyin bunu “doğru davranış” olarak pekiştirir.
  8. Beklenti kaygısı güçlenir.

Bu döngü kırılmadıkça panik bozukluğu devam eder.

5. Panik Beklentisi Neden Panik Atağı Tetikler?

Çünkü beklenti, fizyolojik bir gerçeklik yaratır:

  • Kalp hızı yükselir
  • Solunum hızlanır
  • Karbondioksit dengesi değişir
  • Kas gerginliği artar
  • Adrenalin salınımı yükselir

Beyin bu fizyolojik verileri “tehlike yaklaşıyor” şeklinde yorumlar ve panik atağı başlatabilir.

Yani panik atağı çoğu zaman bedensel bir değişiklikten değil, o değişikliğe verilen bilişsel anlamdan kaynaklanır.

6. Panik Beklentisi Neden Panik Bozukluğunun En Gizli Parçasıdır?

  • Atak yokken bile kişi sürekli kaygılıdır.
  • Beden ve duygular arasındaki ilişki bozulur.
  • Kişi kontrol algısını kaybeder.
  • Kaçınma davranışları zamanla hayatı sınırlar.
  • Kişi “atak gelmesin” diye sürekli tetiktedir, bu ise atağa zemin hazırlar.

Bu yüzden birçok uzman panik bozukluğunda atakların değil, atak beklentisinin tedavi edilmesinin asıl kritik nokta olduğunu vurgular.

7. Panik Beklentisinin Bilişsel Temeli: Neden Hep “Ya Olursa”?

Panik bozukluğunda beyin:

  • ihtimal ile gerçekliği,
  • duyum ile tehlikeyi,
  • his ile olayı

ayırt etme becerisini geçici olarak kaybedebilir.

Bu nedenle “ya olursa?” düşüncesi, limbik sistem için gerçek bir tehdit anlamına gelir.
Zihin olasılığı gerçek gibi işlemeye başlar.

8. Sonuç: Panik Beklentisi, Panik Atağın Gölgesidir

Panik atak beklentisi, panik bozukluğunun en belirgin sürdürücü mekanizmasıdır.
Kişi atak yaşamasa bile, “ya olursa?” düşüncesi nedeniyle sürekli bir alarm hâlinde yaşar.

Bu durum:

  • bedeni yorucu bir nörofizyolojik döngüye sokar,
  • zihin üzerinde felaket düşünceleri oluşturur,
  • davranışları kısıtlayarak yaşamı daraltır.

Bu nedenle panik bozukluğunun anlaşılmasında ve terapötik süreçlerin planlanmasında panik beklentisinin ele alınması olmazsa olmazdır.

Kaynakça

  1. Clark, D. M. (1986). A cognitive approach to panic. Behaviour Research and Therapy.
  2. Barlow, D. H. (2000). Anxiety and Its Disorders.
  3. Gorman, J. M., & Sloan, R. P. (2002). Heart rate variability and panic disorder.
  4. Craske, M. G., & Barlow, D. H. (2007). Anticipatory anxiety: clinical implications.
  5. Meuret, A. E., Ritz, T. (2010). Hyperventilation model of panic disorder.
  6. American Psychiatric Association (DSM-5), Panic Disorder criteria.

Düzenleyen

Klinik Psikolog Gizem İlhan 

Tekirdağ

 

 

 


Paylaş:

İlgili Tekirdağ Psikolog Yazıları