Akran Zorbalığı: Tanımı, Türleri ve Zorbalığa Maruz Kalan Çocukla Bilimsel Çalışma Yaklaşımları

06.12.2025 53 görüntülenme
Akran zorbalığı, çocuk ve ergen psikolojisinde en sık karşılaşılan, gelişimsel ve duygusal süreçleri uzun vadede etkileyebilen önemli bir olgudur. Literatür akran zorbalığını, bir çocuğun ya da ergenin güç veya algılanan güç farkını kullanarak başka bir çocuğa kasıtlı biçimde zarar vermesi, bunun tekrarlayıcı nitelikte olması ve öğrencinin kendini savunmakta güçlük yaşaması şeklinde tanımlar.

Akran zorbalığı, çocuk ve ergen psikolojisinde en sık karşılaşılan, gelişimsel ve duygusal süreçleri uzun vadede etkileyebilen önemli bir olgudur. Literatür akran zorbalığını, bir çocuğun ya da ergenin güç veya algılanan güç farkını kullanarak başka bir çocuğa kasıtlı biçimde zarar vermesi, bunun tekrarlayıcı nitelikte olması ve öğrencinin kendini savunmakta güçlük yaşaması şeklinde tanımlar.
Zorbalığın etkileri kısa vadeli duygusal stresin ötesine geçerek özsaygı, sosyal işlevsellik, öğrenme kapasitesi ve kimlik gelişimi üzerinde kalıcı izler bırakabilir.

Bu makalede akran zorbalığının bilimsel temelleri, ortaya çıkma nedenleri, zorbalığın çocuk üzerindeki nöropsikolojik etkileri ve zorbalığa maruz kalan bir çocukla nasıl çalışılması gerektiği ayrıntılı biçimde incelenecektir.

1. Akran Zorbalığı Nedir? Bilimsel Tanım

Akran zorbalığı üç temel ölçüte sahiptir:

  1. Niyet: Kasıtlı zarar verme.
  2. Tekrarlayıcılık: Davranışın birden fazla kez gerçekleşmesi.
  3. Güç Dengesizliği: Zorba ile mağdur arasında fiziksel, sosyal, bilişsel veya duygusal güç farkı bulunması.

Bu üç ölçüt, zorbalığı sıradan çatışmadan ayırır.

2. Akran Zorbalığının Türleri

Akran zorbalığı farklı biçimlerde ortaya çıkabilir ve her türü çocuğun psikolojik yapısını farklı şekillerde etkiler.

2.1. Fiziksel Zorbalık

  • İtme, vurma, tekmeleme
  • Eşyaları zarar verme
  • Fiziksel tehdit

2.2. Sözel Zorbalık

  • Hakaret, alay
  • Lakap takma
  • Küfür ve küçümseyici söylemler

2.3. Sosyal/Duygusal Zorbalık

  • Çocuğu gruptan dışlama
  • Hakkında dedikodu yayma
  • Görmezden gelme veya sosyal izolasyon yaratma

2.4. Siber Zorbalık

  • Sosyal medya üzerinden hakaret
  • Fotoğraf paylaşarak aşağılamaya çalışma
  • Dijital ortamda tehdit veya baskı

3. Akran Zorbalığına Zemin Hazırlayan Faktörler

3.1. Bireysel Faktörler

  • Dürtüsellik
  • Empati yetersizliği
  • Sosyal problem çözme becerilerindeki zorluk
  • Evde cezalandırıcı ya da saldırgan davranış modellerinin varlığı

3.2. Aile Faktörleri

  • Aşırı otoriter ebeveynlik
  • Duygusal sıcaklığın düşük olduğu aile ortamı
  • Kardeş kıskançlığı veya ev içi şiddet

3.3. Okul Faktörleri

  • Yetersiz gözetim
  • Öğrenciler arasında rekabetin aşırı vurgulanması
  • Zorbalık karşıtı politikaların eksikliği

3.4. Sosyal Kültürel Faktörler

  • Şiddeti normalleştiren sosyal çevre
  • “Güçlü olan kazanır” anlayışı
  • Çocuğun sosyal statü arayışı

4. Akran Zorbalığının Çocuk Üzerindeki Etkileri

Zorbalığa maruz kalan çocuklarda sık görülen belirtiler hem duygusal hem davranışsal hem de bilişsel düzeyde kendini gösterir.

4.1. Duygusal Etkiler

  • Kaygı artışı
  • Kendine güven kaybı
  • Utanç ve değersizlik duyguları
  • Depresif belirtiler
  • Yalnızlık hissi

4.2. Davranışsal Etkiler

  • Okula gitmek istememe
  • Ani davranış değişiklikleri
  • Uyku sorunları
  • Öfke patlamaları

4.3. Bilişsel Etkiler

  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Öğrenme performansında düşüş
  • Olumsuz otomatik düşünceler:
    “Ben yetersizim.”
    “Kimse beni sevmiyor.”
    “Kendimi savunamam.”

Nörobilim çalışmalarına göre, sürekli stres altında kalan çocukların amigdala aktivitesi artar, prefrontal korteks düzenleyici işlevi azalır ve bu durum hem duygusal düzenlemeyi hem öğrenme kapasitesini olumsuz etkiler. Bu nedenle zorbalık yalnızca sosyal bir sorun değil, aynı zamanda nöropsikolojik bir stresör olarak görülmelidir.

5. Akran Zorbalığına Maruz Kalan Çocukla Nasıl Çalışılmalı?

Bu çalışmanın hem bireysel hem aile hem de okul temelli olması önemlidir. Bilimsel protokoller üç temel alanda birleşir: destekleyici görüşme, bilişsel-duygusal müdahale, sistem çalışması.

5.1. Klinik Görüşmede İlk Adım: Güven ve Duygusal Güvenlik

Çocuğun zorbalık yaşadığını ifade etmesi çoğu zaman kolay değildir. Bu nedenle terapötik süreçte:

  • Yargılayıcı olmayan, sıcak bir tutum
  • Duygularını adlandırmasına yardımcı olma
  • “Güvendesin.” mesajını hem sözel hem davranışsal iletme

çok önemlidir.

Çocuk anlattıkça duyguların normalize edilmesi gerekir:
“Böyle hissetmen çok anlaşılır; bir zorbalık yaşandığında birçok çocuk bu duyguları hisseder.”

5.2. Duygusal Düzenleme Becerilerinin Öğretilmesi

Zorbalığa maruz kalan çocuklarda stres düzeyi yüksektir.
Bu nedenle aşağıdaki teknikler sık kullanılır:

  • Derin nefes egzersizleri
  • Duyguları tanıma ve adlandırma
  • Beden farkındalığı çalışmaları
  • Zihinsel yeniden çerçeveleme
  • Kendine şefkat uygulamaları

Duygusal regülasyon becerileri geliştiğinde çocuk, zorbalığın etkileri ile daha sağlıklı baş eder.

5.3. Bilişsel Yeniden Yapılandırma (Çocuğun İçsel Hikâyesini Düzenlemek)

Zorbalığa uğrayan çocukların çoğu olumsuz içsel inançlar geliştirir. Terapötik süreçte:

  • “Ben güçsüzüm.”
  • “Herkes beni sevmiyor.”
  • “Ben suçluyum.”

gibi düşünceler yeniden çerçevelenir.

Bilişsel tekniklerle çocuğa şunlar öğretilir:

  • Zorbalığın fail ile ilgili olduğu
  • Suçun çocukta olmadığı
  • Her zorbalığın çözülebilir olduğu

Bu yeniden yapılandırma uzun vadede özsaygıyı korur.

5.4. Sosyal Becerilerin Güçlendirilmesi

Bazı çocuklarda zorbalık sosyal beceri yetersizliği ile bağlantılı olabilir. Bu durumda:

  • Akranlarla etkileşim becerileri
  • Sınır koyma
  • Hayır diyebilme
  • Göz teması kurma
  • Pro-sosyal davranışları pekiştirme

gibi çalışmalar yapılır.

5.5. Aile ile Çalışma: Destekleyici Ebeveynlik

Aileye şu konularda rehberlik verilir:

  • Çocuğa suçlayıcı değil destekleyici yaklaşma
  • Aşırı tepki verip çocuğu daha çok korkutmama
  • Okul ile işbirliği kurma
  • Evde duygusal güvenli bir ortam yaratma

Ebeveynin duygusal regülasyonu, çocuğun iyileşmesini doğrudan etkiler.

5.6. Okul ile İşbirliği: Sistemik Müdahale

Çalışmanın en kritik yönlerinden biridir.

Okula:

  • Zorbalığın gerçekleştiği ortam
  • Gözlem gereklilikleri
  • Sınıf içi dinamikler
  • Rehberlik servisi ile işbirliği
  • Önleyici programlar

konusunda bilgilendirme yapılır.

Okul sisteminin dahil olmadığı bir müdahale genellikle eksik kalır.

6. Sonuç

Akran zorbalığı, çocukluk döneminde gelişimi etkileyen en önemli psikososyal stresörlerden biridir. Bilişsel, duygusal ve sosyal alanlarda etkiler bırakabilir. Bu nedenle zorbalığa maruz kalan çocukla çalışırken:

  • güven ilişkisi kurmak,
  • duygusal düzenleme öğretmek,
  • bilişsel çarpıtmaları ele almak,
  • sosyal becerileri güçlendirmek,
  • aile ve okul ile işbirliği yapmak

bilimsel olarak en etkili yöntemlerdir.

Akran zorbalığına yönelik bütüncül yaklaşım, çocuğun yalnızca zorbalığı atlatmasını değil, aynı zamanda daha güçlü bir özsaygı ve sosyal dayanıklılık geliştirmesini mümkün kılar.

Kaynakça

  1. Olweus, D. (1993). Bullying at School.
  2. Rigby, K. (2003). Consequences of bullying in schools. Canadian Journal of Psychiatry.
  3. Smith, P. K., & Brain, P. (2000). Bullying in schools: Lessons from research.
  4. American Psychological Association – Bullying & Youth Violence Reports.
  5. Gini, G., & Pozzoli, T. (2009). The effects of bullying on children's psychological functioning.

Düzenleyen

Klinik Psikolog Gizem İlhan

Tekirdağ


Paylaş:

İlgili Tekirdağ Psikolog Yazıları