EMDR Nedir? Nasıl Doğdu, Nasıl Uygulanır?

18.11.2025 51 görüntülenme
EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), travma ve travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde etkili bir psikoterapi yöntemi. EMDR'nin tarihçesi, bilimsel temelleri ve uygulama süreci.

EMDR Nedir? Nasıl Doğdu, Nasıl Uygulanır?

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), yani Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, psikoterapi alanında devrim niteliğinde kabul edilen bir travma tedavi yöntemidir. 1980'lerden bu yana hızla gelişen ve dünyanın pek çok ülkesinde standart bir terapi yöntemi haline gelen EMDR, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), kaygı bozuklukları, bağlanma travmaları ve geçmiş yaşantılara bağlı psikolojik sıkıntıların tedavisinde etkili bulunmuştur.

Günümüzde dünya çapında binlerce klinisyen tarafından uygulanan EMDR, beynin doğal iyileşme mekanizmasını aktive etmeyi amaçlayan bilimsel temelli bir terapi yaklaşımıdır. Bu kapsamlı yazıda EMDR'nin ne olduğu, nasıl doğduğu, hangi bilimsel temellere dayandığı ve terapide nasıl uygulandığı ayrıntılı bir biçimde ele alınacaktır.

1. EMDR Nedir? Kısa Tanım

EMDR, kişinin geçmiş travmatik deneyimlerini beynin işleyemediği "donmuş" haldeki biçiminden çıkararak daha sağlıklı bir şekilde yeniden işlemeyi amaçlayan bir psikoterapi yöntemidir.

Yöntemin temel özelliği, çift yönlü uyarım (bilateral stimulation) kullanmasıdır. Bu uyarım tipik olarak:

  • göz hareketleri,
  • iki taraflı dokunsal uyarımlar (tapping),
  • iki yönlü sesli uyarımlar

ile sağlanır.

Bu süreç sırasında kişi geçmişte yaşadığı kötü anıyı zihnine getirir; ancak EMDR'nin kullandığı çift yönlü uyarım sayesinde beyin bu anıyı yeniden anlamlandırır, duygu yükünü azaltır ve kişinin yaşamı üzerindeki etkisini minimuma indirir.

2. EMDR'nin Doğuşu: Tarihsel Gelişim

EMDR'nin hikâyesi 1987 yılında başlar.

Francine Shapiro'nun Keşfi

Metodun kurucusu Dr. Francine Shapiro, Central Park'ta yürürken rahatsız edici düşünceler aklına geldiğinde göz hareketlerinin bu düşüncelerin rahatsız edici etkisini azalttığını fark etti. Bu gözlemin ardından sistematik araştırmalar yapmaya başladı.

1989: İlk Bilimsel Yayın

Shapiro, 1989'da Journal of Traumatic Stress'te bir makale yayımlayarak EMDR'nin travma üzerinde etkili olduğunu bilimsel olarak açıkladı. Bu makale EMDR'yi psikoterapi alanına resmen tanıtan ilk akademik çalışmaydı.

1990'lar: Yaygınlaşma ve Modelleşme

1990'larda Shapiro ve diğer araştırmacılar, yöntemin yalnızca göz hareketlerinden ibaret olmadığını, travmanın bilişsel, duygusal ve fizyolojik bileşenlerinin bütüncül olarak işlenmesi gerektiğini ortaya koydu.

Bu dönemde EMDR:

  • 8 aşamalı protokol haline getirildi,
  • eğitim standartları oluşturuldu,
  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO), APA ve uluslararası travma kurumları tarafından tanınmaya başladı.

2000'ler ve Sonrası

EMDR bugün:

  • TSSB için birinci basamak tedavi,
  • çocuk ve ergen travmalarında yaygın uygulanan yöntem,
  • savaş gazileri, doğal afet mağdurları ve istismar yaşayan kişilerde standart protokol

olarak kullanılmaktadır.

3. EMDR'nin Bilimsel Temelleri

EMDR'nin nörobilimsel açıklaması beynin Adaptif Bilgi İşleme Modeli (AIP Model) üzerine kuruludur.

3.1 Adaptif Bilgi İşleme Modeli (AIP Model)

AIP Modeline göre beyin deneyimleri belli ağlarda işler ve depolar. Sağlıklı bir deneyim işlendiğinde:

  • anı, duygusu ve düşüncesi organize olur,
  • kişi olayı geride bırakabilir.

Ancak travmatik ya da aşırı stresli bir olay, beynin bu işleme sürecini dondurabilir. Anı, olduğu gibi - görüntü, duygu, düşünce ve beden duyumuyla birlikte - izole bir şekilde depolanır.

Bu tür donmuş anılar:

  • tetiklenme,
  • panik,
  • utanç,
  • öfke,
  • kaçınma,
  • ilişkisel sorunlar

gibi semptomlara yol açar.

3.2 EMDR'de Çift Yönlü Uyarımın Etkisi

Çift yönlü uyarımın etkisi üzerine çeşitli bilimsel açıklamalar bulunmaktadır:

a) REM uykusu benzetimi
Göz hareketlerinin REM uykusuna benzer işlev gösterdiği düşünülür. REM uykusunda beyin günlük bilgileri işler ve sınıflandırır. EMDR, REM'e benzeyen bir nörolojik işleme süreci başlatır.

b) Çalışan hafıza teorisi
Kişi travmayı hatırlarken aynı anda göz hareketi yaparsa çalışan hafıza kapasitesi zorlanır. Bu da anının duygusal yükünü azaltır.

c) Nöral entegrasyon
Çift yönlü uyarım sağ ve sol beyin yarımküreleri arasındaki iletişimi artırır. Bu durum travmatik anının bütünleşmesine olanak tanır.

4. EMDR Nasıl Yapılır? 8 Aşamalı Protokol

EMDR rastgele göz hareketleriyle yapılan bir uygulama değildir. Oldukça sistematik, bilimsel ve yapılandırılmış bir yöntemdir.

Aşağıda EMDR'nin standart 8 aşaması yer almaktadır:

  1. Geçmişin Değerlendirilmesi ve Öykü Alma
    Terapist kişinin geçmiş travmaları, tetiklenen anıları, bilişsel inançlarını, duygusal ve bedensel tepkilerini değerlendirir. Bu aşama seansın temelini oluşturur.
  2. Danışanın Hazırlanması
    Kişiye EMDR'nin nasıl çalıştığı öğretilir. Gerektiğinde duygusal regülasyon becerileri kazandırılır. Amaç kişinin işlemeye hazır hale gelmesidir.
  3. Hedef Anının Belirlenmesi
    İşlenecek travmatik anı seçilir. Bu anıyla ilişkili olumsuz inanç, olumlu inanç, duygular, beden duyumları, görüntü tespit edilir.
  4. Duyarsızlaştırma (Çift Yönlü Uyarım)
    Kişi travmatik anıyı zihninde tutarken terapist göz hareketleri, dokunsal uyarım veya sesle çift yönlü stimülasyon yapar. Bu aşama EMDR'nin merkezidir. Travmanın duygu yükü aşamalı olarak azalır.
  5. Yeniden İşleme
    Anının anlamı değişir. Kişi olumsuz bilişi "ben yetersizim" yerine "güvendeyim" gibi daha sağlıklı bir inançla değiştirir.
  6. Beden Taraması
    Anı yeniden işlendiğinde bedende herhangi bir gerilim kalıp kalmadığı kontrol edilir.
  7. Kapanış
    Seans sonunda kişinin duygusal olarak dengede olduğu doğrulanır.
  8. Yeniden Değerlendirme (Bir Sonraki Seans)
    Bir sonraki seansta kişinin duygu durumunun kalıcı olup olmadığı değerlendirilir.

5. EMDR Hangi Durumlarda Kullanılır?

EMDR yalnızca ağır travmalar için değil, oldukça geniş bir yelpazede kullanılmaktadır:

  • Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
  • Çocukluk çağı duygusal, fiziksel veya cinsel travmalar
  • Bağlanma travmaları
  • Kaygı bozuklukları
  • Panik atak
  • Sosyal kaygı
  • Performans kaygısı
  • Özgüven problemleri
  • Yas ve kayıp süreçleri
  • İlişki döngüleri
  • Fobiler
  • Tıbbi prosedür travmaları
  • Doğum travması

Özellikle bağlanma temelli ilişkisel travmaların işlenmesinde EMDR oldukça etkili bulunur.

6. EMDR'nin Diğer Terapi Yöntemlerinden Farkı

EMDR'nin en ayırt edici özellikleri şunlardır:

  • Uzun konuşmalar gerektirmez. Danışan olayın tüm detaylarını anlatmak zorunda değildir.
  • Travma doğrudan "yorumlanmaz". Yorum yerine beyin kendi işleme sistemini aktif hâle getirir.
  • Duygusal yük hızla azalır.
  • Hem bilişsel hem duygusal hem fizyolojik katmanlarda değişim yaratır.
  • Çoğu kişi kısa sürede belirgin rahatlama yaşar.

7. EMDR'nin Etki Mekanizması

Araştırmalar EMDR'nin beynin:

  • amigdala (duygusal alarm sistemi),
  • hipokampus (bellek),
  • prefrontal korteks (değerlendirme ve kontrol)

arasındaki bağlantıları düzenlediğini göstermektedir.

Travmatik bir olayda amigdala aşırı aktive olur ve prefrontal korteks devre dışı kalır. EMDR bu döngüyü yeniden dengeler.

SONUÇ

EMDR, modern psikoterapinin en güçlü yöntemlerinden biridir. Bilimsel temelli, yapılandırılmış, etkili ve bütüncül bir yaklaşım olarak travmaların, kaygıların, ilişkisel yaraların ve negatif bilişlerin yeniden işlenmesine olanak sağlar. 1980'lerde başlayan yolculuğu bugün dünya çapında kabul görmüş güçlü bir terapi modeli haline gelmiştir.

EMDR'nin etkililiği onlarca akademik çalışma ile kanıtlanmış olup, beynin kendi kendini iyileştirme kapasitesini en doğal şekilde aktive eden yöntemlerden biridir.

Kaynakça / Referanslar

  1. Shapiro, F. (1989). Eye Movement Desensitization: A new treatment for post-traumatic stress disorder. Journal of Traumatic Stress.
  2. Shapiro, F. (2001). Eye Movement Desensitization and Reprocessing: Basic Principles, Protocols, and Procedures. Guilford Press.
  3. Maxfield, L. (2008). EMDR treatment: Mechanisms of action. Journal of EMDR Practice and Research.
  4. World Health Organization (2013). Guidelines for the Management of Conditions Specifically Related to Stress.
  5. van der Kolk, B. (2014). The Body Keeps the Score.
  6. Lee, C., & Cuijpers, P. (2013). A meta-analysis of EMDR therapy. Clinical Psychology Review.

Paylaş:

İlgili Tekirdağ Psikolog Yazıları