Panik Atakta EMDR nasıl kullanılır ?
Panik atak, beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun korku, fizyolojik uyarılma ve kontrol kaybı hissiyle karakterize edilen bir yaşantıdır. Modern klinik psikolojide panik atak, yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı bir durum olarak görülmez; beynin tehdit algısı, öğrenilmiş korku tepkileri, travmatik anı işleme biçimleri ve bilişsel süreçlerle yakın ilişkilidir.
Bu noktada travma odaklı bir psikoterapi yaklaşımı olan EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), panik atağın altta yatan bilişsel-duygusal mekanizmalarını ele almak için uluslararası alanda en çok araştırılan yöntemlerden biridir.
Bu yazı, panik atağın nörobiyolojik temellerini ve EMDR’nin bu süreçte hangi bilimsel mekanizmalar yoluyla etki ettiğini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı bir çerçeve sunar.
1. Panik Atak Nedir? Bilimsel Çerçeve
Panik atak, ani başlayan ve dakikalar içinde zirve yapan; çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, kontrolü kaybetme korkusu, “ölüyor gibi hissetme”, göğüste sıkışma ve terleme gibi belirtilerle ortaya çıkan yoğun bir fizyolojik alarm durumudur.
Nörobilimsel açıdan panik atak:
- Amygdala’nın aşırı aktivasyonu,
- Beyin sapı uyarılmasının artması,
- Prefrontal korteksin düzenleyici rolünün azalması,
- Beden duyumlarının tehdit olarak yanlış yorumlanması
gibi süreçlerden oluşur.
Panik atak geçiren bireylerde beynin tehdit algı sistemi küçük içsel sinyalleri dahi “acil tehlike” olarak yorumlayabilir. Zamanla bu içsel duyumların kendisi tetikleyici hâline gelir ve döngü kronikleşir.
2. EMDR Nedir? Bilimsel Temeli
EMDR, 1987 yılında Francine Shapiro tarafından geliştirilen, travmatik anıların adaptif bilginin işlenmesini engelleyen şekilde depolanmasını hedef alan bir terapi yaklaşımıdır.
Modelin temel dayanağı AIP (Adaptive Information Processing – Uyumlu Bilgi İşleme Modeli)’dir. Bu modele göre:
- Beyin travmatik ya da yoğun stres içeren anıları tam olarak işleyemediğinde, anı “donmuş” bir şekilde depolanır.
- Bu anı parçaları; görüntü, duyum, inanç ve duygular olarak bütünleşmemiş hâldedir.
- Daha sonra tetikleyicilerle karşılaşıldığında anı yeniden aktive olur ve kişi olayı geçmişte değil “şimdide” yaşıyormuş gibi hisseder.
Bu mekanizma yalnızca travmatik olaylarda değil, panik atağın altında yatan ani korku hatıralarında, çocukluk dönemi korku kodlamalarında ve bedensel duyumlara bağlı “şiddetli alarm” kayıtlarında da geçerlidir.
3. Panik Atak ve Travmatik İşleme Arasındaki Bağlantı
Bilimsel araştırmalar, panik atak yaşayan bireylerin önemli bir kısmında şu örüntülerin görüldüğünü ortaya koymuştur:
- Bir ilk panik atağın kendisi travmatik bir kayıt oluşturabilir.
- Çocukluk dönemindeki yoğun korku deneyimleri (ani ayrılma, kaybolma, hastalık, tehdit algısı) panik atağın temelini oluşturabilir.
- Bedensel duyumların tehdit olarak kodlandığı erken yaşantılar, yetişkinlikte panik atağı tetikleyebilir.
- Ani kayıplar, kazalar, ameliyat deneyimleri veya yoğun stres dönemleri panik atağı başlatabilir.
Bu nedenle EMDR’nin, yalnızca panik atağın semptomlarına değil, o semptomları tetikleyen bilişsel-duygusal hafıza ağlarına odaklanması bilimsel açıdan anlamlıdır.
4. EMDR Panik Atakta Nasıl İşler? Bilimsel İşleme Aşamaları
4.1. 1) Panik Atağın Kaynak Anısının Belirlenmesi
EMDR’de panik atak yalnızca bir semptom olarak ele alınmaz. Terapist, panik atağın nörobiyolojik olarak nasıl kodlandığını anlamak için şu unsurları inceler:
- İlk panik atağın yaşandığı an
- Panikle ilişkili geçmiş travmatik anılar
- Bedensel duyumların tetiklendiği olaylar
- Kişinin panik hakkındaki inançları (“nefes alamazsam ölürüm”, “kalbim duracak”)
- Bağlamsal tetikleyiciler (mekânlar, kokular, zamanlar, durumlar)
Bu tarama sayesinde panik atağın hafıza ağındaki kökleri tespit edilir.
4.2. 2) Duygu – Beden – İnanç Üçlüsünün İşlenmesi
Panik atak sırasında tetiklenen içsel süreçler üç boyuttan oluşur:
- Duygusal Tepki: Korku, ölüm hissi, çaresizlik
- Beden Duyumu: Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi
- Bilişsel Yorumlama: “Kontrolü kaybediyorum”, “deliriyorum”, “buna dayanamayacağım”
EMDR’de bu üç unsur birlikte ele alınır. Böylece panik atağı tetikleyen nöropsikolojik devrenin tamamı işlenir.
4.3. 3) Bilateral Uyarım ile Travmatik Kayıtların İşlenmesi
EMDR’nin en bilinen bileşeni bilateral uyarımdır (göz hareketleri, dokunsal uyarım veya sesle bilateral stimülasyon).
Bilimsel olarak bilateral uyarımın:
- Amygdala aktivitesini azaltabildiği
- Prefrontal korteksin düzenleyici kontrolünü artırdığı
- Travmatik anının duygusal yoğunluğunu düşürdüğü
- Hafızanın yeniden işlenmesine yardımcı olduğu
gösterilmiştir (Pagani et al., 2012; Stickgold, 2002).
Panik atak anısı işlenirken kişi:
- Bedensel duyumları geçmiş bağlamdan ayırmaya,
- Tehdit algısını yeniden değerlendirmeye,
- Olayı daha gerçekçi ve kontrol edilebilir bir perspektiften görmeye
başlar.
4.4. 4) Bedensel Duyumların Yeniden İşlenmesi (Interoceptive Memory Processing)
Panik atağın en ayırt edici yönü bedensel duyumlara karşı aşırı hassasiyetdir.
Bu nedenle EMDR, sadece anıları değil, bedensel alarm sinyallerini de işler.
Bu aşamada:
- Bedensel duyumlar güvenli bağlamda yeniden aktive edilir.
- Kişi bu duyumları tehdit olarak yorumlamamaya başlar.
- “Alarm sinyali → tehlike” bağlantısı çözülür.
Nörobiyolojik açıdan bu, amygdala–insula devresindeki aşırı aktivitenin zamanla azalmasına katkı sağlar.
4.5. 5) Gelecek Şablonlarının Düzenlenmesi
İşleme tamamlandığında kişi:
- Panik atağa dair felaket senaryolarını daha gerçekçi değerlendirebilir.
- Bedensel duyumları daha nötr bir şekilde yorumlar.
- Stresli durumlara karşı daha düzenleyici bilişsel çerçeveler geliştirir.
Bu aşama tamamen bilişsel yeniden örgütlenme süreciyle ilgilidir.
5. Panik Atak EMDR ile İşlendiğinde Beyinde Ne Olur?
Bilimsel çalışmalar EMDR’nin:
- Duygusal hafızayı düzenleyen limbik sistemi sakinleştirdiğini,
- Prefrontal korteksi yeniden devreye aldığını,
- Hafıza entegrasyonunu artırdığını,
- Yoğun korku anılarını “geçmişte kalmış bir bilgi” hâline getirdiğini
göstermektedir.
fMRI araştırmaları EMDR sırasında:
- Tehdit algısı düşerken
- Bilişsel kontrol bölgelerinin arttığını
ortaya koymuştur (Nardo 2020).
Bu da panik atağın nörobiyolojik döngüsünün kırılmasını açıklar.
6. Panik Atakta Sık Görülen Hafıza Temaları
EMDR uygulamalarında panik atakla bağlantılı sık karşılaşılan temalar:
- İlk panik atağın kendisi
- Çocuklukta yalnız kalma veya kaybolma anıları
- Sağlıkla ilgili korkutucu yaşantılar
- Solunum, kalp ritmi veya beden duyumlarıyla ilgili korkulu anlar
- Yoğun stres dönemleri
- Fobik kaçınmaların başlangıç anıları
Bu hafıza kümeleri işlendikçe panik atağın tekrarlama döngüsü bilimsel açıdan azalabilir.
7. Panik Atak ve EMDR Üzerine Bilimsel Bulgular
Uluslararası literatürde EMDR’nin panik bozukluk ve panik atak üzerindeki etkisini inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır.
Öne çıkan bulgular:
- EMDR’nin panik atağın kökeninde yer alan anıları işlediğinde semptomların anlamlı şekilde azaldığı görülmüştür.
- Bazı çalışmalar EMDR’nin fiziksel duyumlara ilişkin korkuyu azalttığını göstermiştir.
- EMDR, panik atağı tetikleyen öğrenilmiş korku devrelerini yeniden yapılandırabilir.
- Travmatik veya korku temelli panik öykülerinde EMDR, bilişsel yeniden değerlendirme süreçlerini güçlendirebilir.
Bu bulgular EMDR’nin yalnızca travma için değil, bedensel duyum temelli korku bozukluklarında da etkili bir işlemleme mekanizması sunduğunu gösterir.
SONUÇ
Panik atak, beynin tehdit algılayan bölgeleri ile düzenleyici bölgeleri arasındaki dengenin bozulması sonucu ortaya çıkan karmaşık bir nörobiyolojik süreçtir.
EMDR, bu sürecin altında yatan anıları, bilişsel şemaları ve bedensel duyum ilişkilerini bilimsel bir işlemleme modeli ile ele alır.
Bilateral uyarım, travmatik bellek ağlarını yeniden düzenleyerek panik atağın kökenindeki kayıtların güncel duygu yoğunluğunu azaltabilir. Bedensel alarm sinyallerinin yeniden işlenmesi, korku devresinin nörobiyolojik düzeyde yeniden yapılandırılmasına katkı sağlar.
Bu açıdan EMDR, panik atağın yalnızca semptomlarını değil, kaynağını oluşturan bilişsel ve duygusal hafıza ağlarını hedef alan bilimsel temelli bir yaklaşım olarak değer kazanmıştır.
Kaynakça
- Shapiro, F. (2001). Eye Movement Desensitization and Reprocessing: Basic Principles, Protocols, and Procedures.
- Pagani, M., et al. (2012). Neural correlates of EMDR monitoring—An EEG study.
- Stickgold, R. (2002). EMDR: A putative neurobiological mechanism of action.
- Nardo, D. (2020). fMRI findings in EMDR processing of traumatic memories.
- American Psychological Association – Anxiety & Panic Overview.
- van den Hout, M., & Engelhard, I. (2011). EMDR and working memory theory.
Düzenleyen
Klinik Psikolog Gizem İlhan